TEBLİĞ

SORU: günümüzde bazı ortamlarda veya sokakda evde vs bir kimseye tebliğde bulunacağımız zaman o kimseyi doyuramama veya tatmin edememe korkusula susuyoruz veya ehil olmadığımızı düşünüyoruz bu durum şeytandanmıdır yorumlarınızı bekliyoruz s.a

Soran: mustafa tatlı - 15.06.2013

CEVAP: ve aleykumus selam ve rahmetullah. Günümüzde tebliğ ve cihad, Müslümanların tembellik gösteremeyeceği bir vazifedir. Rabbimiz bu vazifeyi hakkıyla ifâ etmeyi hepimize nasib etsin. Bunun önünde insanlardan ve cinlerden olan engeller vardır. Nefis, şeytan, müstekbirler, münafıklar, belamlar, diğer zalimler gece gündüz Müslümanları kandırarak görevlerinin aslında üzerlerine vazife olmadığını anlatmaya çalışıyorlar. Durum böyle olunca bu vesveseciler, bazen alenen zorbalıklarla, bazen de tabiri caizse sağdan yanaşmak suretiyle dava erlerini görevlerinden alıkoymaya çalışmaktadırlar. Tebliğ kısa, açık, sade ve anlaşılır olmalıdır. Tebliğ sırasında muhtabınız genelde sizi yaftalamaya, kendi kafasında bir cemaate veya ekole nispet etme derdine düşer; size buna göre önceden hazırladığı soruları veya cevapları sunar. Tebliğinizi muhatabınız değil siz yönlendirin. Konuyu değiştirmesine, meseleyi mecraından çıkartmasına izin vermeyin. Fıkhî ayrıntılarla, kader meselesiyle, islâmî hareketlerin zaaflarıyla ve hatalarıyla sizi oyalamak ister. Çünkü toplumumuz malesef, nasihat istemeyen ve nasihat almayan bir toplum haline gelmiştir. Siz onun dünya ve ahirette mutlu olması için uğraşırsınız, o sürekli dünyevî menfaatler uydurur sizin adınıza... Gelen tüm konu karıştırmaya yönelik yorum ve sorularını egale edip, anlatmak istediğinizi anlatırsanız, karşı tarafı iknâ etmeniz gerekmez. Saf tevhid akidesini her müslüman bilir ve anlatabilir. Burada önemli olan, meselelere sondan başlamamaktır. Son söylenecek sözü ilk söylerseniz, muhatabınız sizi dinlemekten vaz geçecektir ve mutlaka arkanızdan olumsuz konuşacaktır. Hikmet ve yumuşaklıkla, tevhidin en kabul edilmemekte olan meselelerini dahi, sırasıyla ve sabırla anlatın. Kişiyi gerçekten tatmin edemezseniz şöyle düşünün: Tebliğimi kabul etseydi, ona ben mi hidayet vermiş olacaktım? Hem Allah Rasûlü sav Ebû Cehl'i iknâ edemediğinden mi iman etmedi? Biz elimizden gelen çabayı sarf etmekle mükellefiz. Sevdiklerimize hidayet vemeyiz ama belki vesile oluruz. Bir esnaf olduğunuzu düşünün. Dükkanınıza müşteri geldiğinde 'Ya satamazsam?' diye düşünerek pazarlamadan vaz mı geçeceksiniz? Bilakis yeni yeni teknik ve taktikler geliştirerek üstüne üstüne gideceksiniz meselenin ki, süreçte iyi bir pazarlamacı olasınız. Davetçi de aynen böyle olmalıdır.

Hoca: Yasin KARATAŞ    Hocanın Facebook Sayfası   Hocanın Twitter Sayfası