DEMOKRASİ ŞİRK MİDİR? OY VERMEK KÜFÜR MÜDÜR? TEKFİR NASIL OLMALIDIR?

SORU: Selamu aleykum.
Günümüzdeki siyasi oluşumları desteklemek konusunda; desteklenen,seçilen partiler başa geçtiklerinde insanlara yapılan hizmet onların itikadi,ameli,ibadeti yönünden değil. Bu toplumda yaşayan bir bireyin parasının nereye gittiğiyle ilgili verilen verigler,memleketin kaynakları,cari açık, dış borçlar vs. ki bunlar bu toplumda yaşayan her insanı ilgilendirmekte bundan dolayı bu konuda oluşan bir endişe (normal olarak) içerisinde bulunup, ahlak ehli (şunda öylebir siyasi oluşum varmı bilemiyorum), memlekete hizmet etmek maksadıyla ortaya çıkan sisayi oluşumları (yada kötünün iyisi gibi) sadece az önce geçen sebeplerden dolayı bir zorunluluk hissi ile bu oluşumları destekleyen,oy kullanan bir kişiye sen demokrasiyi destekliyorsun Allah'ın hükümlerine alternatif olarak geliştirilmiş bir sistemi destekliyorsun bu küfürdür demek doğrumudur? ehli sünnete tabiyim tabii olmaya çalışıyorum diyen bir kişinin tekfir konusunda bu olaya bakışı ne olmalıdır? Böyle bir kişeye müşriktir,kafirdir diyerek direk hüküm vermek nekadar doğrudur? Allah razı olsun hocam

Soran: misafir - 09.01.2014

CEVAP: ve aleykumus selam ve rahmetullah. Sizlerden de Allah razı olsun. Sorunuzda incelenmesi gereken 2 mesele bulunmaktadır: 1. Demokrasi şirk midir? 2. Küfür olan bir ameli yapan veya sözü söyleyen kişi tekfir edilebilir mi?

1. Demokrasi ve diğer bütün beşeri sistemlerin, Allah'ın helal kıldığını haram, haram kıldığını helal kılması sebebiyle şirk rejimleri olduğunu söyleme hususunda, seleften halefe kimse geri durmamıştır. Eğer Allah'ın yetkilerini mahlukata vermek şirk değilse o zaman şirk nedir? Hatta bu rejimlerin İslamî olmadığını, İslamla uzaktan yakından hiçbir alakasının olmadığını, hem demokrasiyi benimseyenler ve hem de inkar edenler ittifakla söylemektedir. Hiçbir devlete örneğin 'X Demokratik Laik İslam Cumhuriyeti' veya benzeri bir isim koymak mümkün değildir. Koyduğunuz takdirde uluslararası camiada alay konusu olur; anlaşılamayacak olan, çelişkili, tanımlanmamış bir isim koymuş olursunuz. Böylece İslam sistemi ile diğer herhangi bir ideolojinin aynı yerde aynı anda bulunamayacağı kesinleşmiş olur. Durum böyle olunca bu tür rejimleri herhangi bir şekilde desteklemek şirki desteklemek olur.

2. Küfür ameli yapan bir kişinin tekfir edilip edilemeyeceği hususu biraz detaylıdır, kabaca açıklamaya çalışalım. Ehli Sünnet uleması kişiyi kâfir yapan unsurları zikrederken prensip açıklamaları yapmış, fert tekfirinden kaçınmıştır. Şunu yapan kafir olur, bunu söyleyen dinden çıkar, tarzı beyanlar, formüllerdir. Bunlar formül olunca, bu formülü kimlerin uygulayabileceği sorunu doğmaktadır. Örneğin zina etmiş olan evli bir erkeğin recmedilmesi gerektiği halde, zinayı gören kişi meseleyi mahkemeye intikal ettirip hüküm verilmesini beklemeden zaniyi recmedemez. Formül o kişinin recmedilmesi gerektiği sonucunu doğurur fakat bu sonucu fertler uygularsa toplumda kargaşa hatta anarşi oluşabilir. Tekfir meselesi de böyledir. Formülleri biliyor olmak sonuçlarını uygulama hakkını fertlere vermez. Bu sebeple tekfiri 2 kısma ayırabiliriz: Tekfîr-i âmm, tekfîr-i hâss...

Tekfîr-i Âmm: Şarta bağlı tekfirdir veya yukarıdaki açıklamada bahsetmiş olduğumuz gibi formülleri zikretmektir. Mesela kim 'Falan kişinin kanun koyma yetkisi vardır', 'Falan kişinin koyduğu kanunlar Allah'ın kanunlarından iyidir', 'Allah yoktur', 'Bu devirde faiz haram olur mu hiç?' ve benzeri sözleri söylerse kâfir olur, demek tekfîr-i âmm yani umumi tekfirdir. Formülleri iyi bilen müslümanlar bu tür tekfiri yapabilir. Çünkü burada birilerinin kafir olduğu iddia edilmemektedir, kişiyi kafir yapan meseleler zikredilmektedir. Bunlar her müslümanın haberdar olması gereken meselelerdir ki, kendisini küfre düşmekten koruyabilsin.

Tekfîr-i Hâss: Diğer adıyla 'muayyen tekfir'. Yukarıdaki gibi formülleştirilmiş prensiplerin fertler üzerinde uygulanmasıdır. Bunu uygulamak bıçak sırtı bir meseledir, her yiğidin harcı değildir. Sahabeden dahi küfür sözü olan birtakım beyanlar sadır olmuş, Allah Rasulü sav bu bilgileri tashih etmekle yetinmiş, şahısları tekfir etmemiştir. Kişi bazen küfür sözü söyler fakat kafir olmayabilir. Kişinin meseleyi bilmiyor olması, nassları tevil etmesi, içerisinde bulunduğu toplumun kendisini yanlış bilgilendirmesi vs. gibi sebeplerle kişi söylemiş olduğu küfür sözüyle kafir olmayabilir. İnsanları genel anlamda tekfir edenler incelenecek olsa kendi usullerine göre öncelikle kendilerinin kafir oldukları ortaya çıkar. Allah ve rasulü sav bize tekfiri yüklememiştir. Hatta Hz. Peygamber'in sav öğretilerinde teşvik bir yana dursun engellenmeye çalışılmış olan bir muameledir. Tekfir ümmetin intiharıdır.

Tekfirden ve -eğer kendileriyle mücadele edebilecek ilminiz yoksa- tekfircilerden, aslandan kaçar gibi kaçmanızı tavsiye ediyoruz. Allahu A`lem

Hoca: Yasin KARATAŞ    Hocanın Facebook Sayfası   Hocanın Twitter Sayfası