DEMOKRASİYLE İSLAM DEVLETİ GELİR Mİ?

SORU: Selamunaleykum hocam, demokratik yönetimlerede halk neyi isterse o olacağından dolayı bazı insanlar "Eğer halk Allah'ın şeriatını isterse İslam hakim olur. Böylece İslam hüküm sürmüş olacaktır." diyorlar. Demokrasiyle gelen Şeriatın hak olmayacağını söylediğim zaman da, "Halk istemezse zaten İslam gelmez, savaşla gelen İslam'da da halkın isteği önemlidir, çünkü savaşmadan önce topluluk İslam'a davet edilir. İsterlerse İslam hakim olmuş olur. Yani burada da halkın isteği söz konusudur." diyorlar. Yani her türlü de halkın İslam'ı isteyip istememesi önemli diyorlar. Bu durumda cevabım ne olmalı? Dilerseniz mail adresime cevab atabilirsiniz. Allah sizden razı olsun.

Soran: muslim - 14.08.2014

CEVAP: ve aleykumus selam ve rahmetullah. Her ideoloji, hakim olabilmek için mutlaka toplumsal bir tabana sahip olmalıdır. Toplumsal tabanı olmayan İslam'ın hakim olması, Müslümanların amaçladığı birşey değildir. Bunu söylerken toplumun tamamının aynı akidede olup, tamamının bir İslam devleti istiyor olması gerektiğini kast ediyor da değiliz. Nitekim biz demokrasiyi benimsemediğimiz halde hakim güç ve toplumun kahir ekseriyeti demokrat olduğundan zorbalıkla bize demokrasiyi uygulamaktadırlar.

Nebevi hareketi tahlil ettiğimizde Allah Rasulü sav Mekke'de ciddi bir sonuç alamamış, bir ümitle Taif'e gitmiştir. Taif'ten de netice alamayacağını anlayınca hüzün içerisinde Mekke'ye girmiş ve Medineli birkaç gence orada tebliğ ederek Medine İslam Devleti'nin temelini atmıştır. Musab b. Umeyr'in Medine'de çalınmadık kapı bırakmayan üstün gayreti olmasaydı ve hemen hemen her ailede bir Müslüman olmasına vesile olmasaydı, Medine halkı Allah Rasulü'nü sav bu kadar hasretle bekleyip, devlet kurmasına imkan tanır mıydı?

Demokratik yöntemlerle İslami hareket yürüttüğünü iddia eden gafiller, demokratların İslam devleti istemesini sağlamak bir yana, İslam devleti isteyen ihlaslı insanları kandırarak günümüzde bir İslam devletindense demokratik devletin daha iyi olacağı inancını yerleştirmektedirler. Hiçbir sistem kendini ortadan kaldırmaya müsade etmez. Demokrasi de böyledir. TBMM, Türkiye'nin 'ideoloji değirmeni'dir. Her ideolojinin mecliste temsili vardır. T. ERDOĞAN ayaklanan herkesi mecliste siyasi mücadeleye davet etmektedir. Türkiye'nin yakın geçmişine ciddi zararlar veren en meşhur ayaklanmasını da bu yöntemle bastırmadılar mı? Gelin mecliste mücadelenizi verin, demediler mi? TKP gibi bir partinin dahi ismen var olabildiği bir sistemde Şeriat Partisi de kursanız, demokrasi oyununun kurallarına göre oynayıp, onların vereceği zaferle sevinirsiniz.

Özetleyecek olursak demokratik düzenler, kişilere fikirlerini ifade etme özgürlüğü verir, fertler fikir özgürlüğünü hürriyet sayar. Yöneticilerini kendilerinin seçtiğine inanırlar ve idarecilerin yanlış uygulamalarından 'Elim kırılsaydı da bunlara oy vermeseydim.' diyerek kendini sorumlu tutar. Böylece kavga ortamı oluşmaz. Demokrasiyle İslam'ın geleceği iddiası kandırmacadır, iddia edenler de buna inanmamaktadır. Günümüz Müslümanları bir İslam devleti özleminden vaz geçmiş, mevcut sistemde nasıl rahat yaşanabileceğinin çarelerini arar olmuştur. Malesef günümüz Müslümanları bunu cemaat cemaat yapmaktadırlar. Allahu A`lem. Allah sizden de razı olsun.

Hoca: Yasin KARATAŞ    Hocanın Facebook Sayfası   Hocanın Twitter Sayfası