HAREMLİK SELAMLIK NASIL OLMALIDIR

SORU: sa. hocam akrabalar arasında haremlik selamlık yapma noktasında sıkıntı yaşıyorum. bu noktada bazı kardeşler örfümüze göre kişinin abisiyle yengesiyle aynı sofrada oturup yemek yemesinde vs. bir sıkıntı olmadığını belirtiyorlar. Bana ise bu saçma geliyor ortada sünnet olan uygulama var iken örf ne kadar bağlayıcı olur? Ve bu meselede sünnette bir esneklik var mı? yani islam bu bağlamda kati kurallar koymuş mudur? Velhasıl yengemle, teyzemin kızıyla vs oturup aile olarak bir sofrada yemek yeyip çay içebilir miyiz? hocam naslar ışığında tecrübelerinizi de katarak nasihatvari bir cevap bekliyorum Allah azze ve cellenin selamı üzerinize olsun.

Soran: yasin damar - 11.08.2013

CEVAP: ve aleykumus selam ve rahmetullah. Bir bayana göre bir erkek ya mahremdir ya değildir, aralarında kan bağı olması durumu değiştirmez. Bir bayanın eniştesi, eniştesi olmayan birinden farklı değildir, yabancıdır. Bayanlar dışarıya hangi şartlarla çıkabiliyorlarsa yabancı erkeklerin yanına da aynı şartlarla çıkabilir. Sokaktan geçen bir erkekle enişte veya kuzen olan bir erkek arasında, mahremlik noktasında hiçbir fark yoktur. Dolayısıyla bir müslüman bayan dışarıdan bir erkekle aynı masada nasıl yemek yiyebiliyorsa kuzeni veya eniştesiyle aynı şekilde yiyebilir. Malesef günümüzde kendi dava arkadaşlarına katı bir haremlik selamlık uygulayan kardeşlerimiz, kendi erkek kardeşlerine ve erkek kuzenlere vs. aynı hassasiyeti göstermemektedir. Bu, ciddi bir samimiyet sorunudur. Bu hal, Müslüman kardeşlerine güvenmediği halde kendi akrabalarına güveniyor olduğu izlenimi vermektedir.

Müslüman bir bayan kaynıyla veya eniştesiyle aynı masada, dışarıya çıkarken giydiği kıyafetini giyerek, laubali samimiyet kurmadan, esprileşmeden, yan yana oturmaksızın yemek yiyebilir, aynı odada bulunabilir. Bu durumlarda bayanın kendi mahremi olan bir erkek de yanlarında bulunmalıdır. Peygamber Efendimiz sav şöyle buyurmuştur: 'Kadınların yanına girmekten kaçının.' Bir adam: 'Kocasının yakınları da mı?' diye sordu. Efendimiz aleyhissalâtu vesselâm: 'Yakını ölümdür' buyurdu. (et-Tirmizî, Ahmed) Yakını diye tercüme ettiğimiz 'hamv' kelimesi, kocanın kardeş, yeğen, amca, amca oğlu gibi akrabalarının hepsini ifade eder; sadece kayın, yeğen vs. ile tercümesi tam olmayabilir. Bu hadisin şerhinde İmam en-Nevevî der ki: 'Bir kimse adet ve geleneğe göre, kardeşinin hanımıyla baş başa kalır, işte ölüm budur. Konuşmalarının yasaklanması yabancı erkeklerden daha evladır. Hadisin doğru manası da budur.' Yani herhangi yanlış bakış veya hatalı bir davranış, aile içinde birtakım kötü gelişmelere sebep olabilir. Bunun için tedbirli ve ihtiyatlı olunmalıdır. İslam'ın bu hususta bize tavsiye ettiği ölçüyü aşmamaya dikkat etmelidir. Allahu A`lem.

Hoca: Yasin KARATAŞ    Hocanın Facebook Sayfası   Hocanın Twitter Sayfası