BORÇ VE ALACAKLARDA ENFLASYON ORANINDAKİ FARK FAİZ MİDİR?

SORU: Selamun aleykum... Ebubekir Sifil hoca bir sohbetinin soru cevap bölümünde aşağı yukarı şöyle demekte: Eğer bir kişi birine 100 tl borç verse seneye para değer kaybedeceği için, kaybettiği değeri vermekte bir mahsur yoktur (İhtilaftan da bahsediyor, kanaatinin bu yönde olduğunu belirtiyor) Velhasılı kelam anlamadığım noktalar: 1-Bu değer kaybı neye göre ve nasıl kuruşu kuruşuna hesaplanacak? 2-Eğer gerçekten bir kayıp varsa (ki var, her sene birşeylerin fiyatı artıyor) borç veren kişiye zulüm yapılmış olmayacak mı? 3-Eğer bu fazlalık faiz değilse bankaların yaptığından ne farkı kalır? Onlar da haliyle paramız değer kaybediyor diye bir mazeret üretebilir? Selametle

Soran: ebu enes - 19.09.2016

CEVAP: ve aleykumus selam ve rahmetullah. Borçlanmalarda esas olan unsurun rakam mı yoksa değer mi olduğu hususunda âlimler ihtilaf etmiş; çoğunluk 'rakamın' esas olduğu görüşüne gitmiştir. Bu görüşe göre kişi örneğin 1000 TL borç almışsa, ülke ekonomisindeki gelişmeler, enflasyon ve diğer etkenlere bakılmaksızın borcunu 1000 TL olarak öder. Alacaklı kişinin talep edeceği her fark, faiz olur.

Hanefi mezhebinin imamlarından Ebu Yusuf'a (ra) göre, paralarla borçlanılır da sonra paranın değerinde düşme veya yükselme olursa, borcun alındığı günkü değer üzerinden ödeme yapılması gerekir. Buna göre bir örnek verelim: A şahsı B şahsından 12300 TL borç almıştır. Bu borçlanma akdi gerçekleştiği sırada 1 gram altın 123 TL'dir. Buna göre borç 100 gram altın'a denk gelir. A şahsı B şahsına borcunu ödeyeceği sırada 100 gram altın kaç TL ise o kadar TL ödeme yapacaktır. Altın'ın değeri düşmüş de olsa yükselmiş de olsa durum değişmez.

Değer hesaplanırken bunun altın üzerinden yapılması daha uygundur. Çünkü enflasyon hesaplama formülleri farklılık göstermekte ve gerçek değer kaybını göstermemektedir. Ayrıca enflasyon her zaman sıfırdan yüksek olduğu halde altın'ın değeri bazen artıp bazen düşmektedir. Sizin aktardığınıza göre Ebubekir Sifil Hoca, değeri esas alan 2. görüşü benimsemiştir. Buna göre sorularınıza cevap verecek olursak:

1. Değer kaybını kuruşu kuruşuna hesaplamak mümkün olmayacağından, altın'ın değeri esas alınmalıdır. Bu durumda değer kaybının kuruşu kuruşuna hesaplanması gayet mümkündür. Tarihlere göre altın'ın değerine internet üzerinden dahi ulaşmak mümkündür ve çok kolaydır.

2. Değeri esas alan görüşe göre borç veren kişi mağdur olmayacaktır.

3. Eğer bankalar, verdikleri krediyi altın veya benzeri bir şeye endeksliyor olsaydı, bu durumda 2. görüş sahiplerine göre herhangi bir sorun olmayacaktı. Fakat başka bir birime endekslenmiş olsalardı, bu durum sözleşmede açıkça belirtilirdi. Hem bu durumda meydana gelecek +/- fark, sözleşme sırasında belirtilmez, ödeme anında hesaplanırdı. Allahu A`lem

Hoca: Yasin KARATAŞ    Hocanın Facebook Sayfası   Hocanın Twitter Sayfası